Albayrak: Yenilenebilir enerji kaynaklarının azami oranda enerji sepetine katkıda bulunmasını sağlayacağız

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi
(IICEC) tarafından her yıl düzenlenen IICEC Uluslararası Enerji ve
İklim Forumu’nun 8’incisi bu yıl “Global enerji yatırımları? Sırada ne
var?” temasıyla yapılıyor.
Forumun açılışında konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat
Albayrak, küresel enerji ihtiyacının 2050 yılına gelindiğinde
günümüzün yaklaşık 2 katı olmasının beklendiğini belirterek, bu
ihtiyacın karşılanması için son dönemde atılan adımların, özellikle
enerjide dengelerin büyük oranda değişmesine zemin hazırladığını
söyledi. Bakan Albayrak, şöyle konuştu:
“Yeni teknolojilerin ortaya çıkışı ve sürekli inovasyon ile
birlikte daha önce ulaşılamayan alanlarda üretimin artık mümkün olması
ve yeni enerji kaynaklarının doğuşu, daha önce net ithalatçı olan
benzer ülkelerin enerji ihracatçısı durumuna gelmelerinin önünü açtı.
Ekonomik büyümeye paralel enerji talebi artık çok daha yoğun bir
şekilde Batı’dan Doğu’ya kayıyor. Çin, Hindistan, Afrika, Ortadoğu ve
Güneydoğu Asya ekonomilerinin belirledikleri ve ortaya koydukları
büyüme, kalkınma hedeflerine ulaşabilmeleri ve gelişen sanayilerin
gereksinimlerini karşılayabilmeleri için enerji kaynaklarını
çeşitlendirmeleri, büyük bir önem arz etmeye başladı.”
Türkiye gibi enerjide yüksek oranda dışa bağımlı ülkeler için
enerji ihtiyacının uygun bir şekilde karşılanmasının sürdürülebilir
bir büyüme için kritik bir değer taşıdığını belirten Bakan Albayrak,
şöyle konuştu:
“2002 yılından bu yana Türk ekonomisi yılda yaklaşık %6’lık bir
büyüme gösterdi. Peki, bu ekonomik büyüme beraberinde bir enerji
talebi doğurmadı mı? Türkiye olarak orta ve uzun vadeli enerji
projeksiyonumuzda, arz güvenliğimizi sağlarken ülke olarak karbon
izimizi de anlamlı bir şekilde azaltıyoruz. 2016 yılında kurulu
gücümüze eklenen kapasitenin %55’ini yenilenebilir enerji kaynakları
oluşturdu. Bu yılın ilk 8 ayında devreye aldığımız enerji üretim
tesislerimizin de % 64’ü yine yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı
tesisler oldu. Türkiye olarak devreye alınan rüzgar enerjisi
kapasitesi büyüklüğüne göre 2016 yılında Dünyada 7., Avrupa'da üçüncü
olduk.
Türkiye'nin 2017 Ağustos sonu itibariyle 81.355 megavatlık kurulu
gücünün, kapasitesinin %45’ini yenilenebilir enerji kaynakları
oluşturuyor. Bu oran, Avrupa Birliği ülkelerinde ortalama %42. İşte
2016 yılı rakamlarına göre Avrupa Birliği’nde üretilen toplam
elektriğin %29’u yenilenebilir enerji kaynaklarından. Türkiye bu
alanda da Avrupa Birliği’nin üzerinde bir performansla %33’ü yakalamış
durumda ve büyümeye devam ediyor.”
“Yenilenebilir enerji kapasitesiyle ilgili hedeflerimiz ve YEKA
modelimiz, Türkiye'nin temiz çevreci ve enerji yatırımları da bu
bağlamdaki hedeflere ulaşmak için ne kadar ciddi bir hedef ortaya
koyduğunu ifade ediyor” diyen Bakan Albayrak, konuşmasını şöyle
sürdürdü:
“Gelecek 10 yılda hükümetimizin önemli hedeflerinden biri olan, 10
yılda 10 bin megavat güneş, 10 bin megavat rüzgar enerjisi başta olmak
üzere yenilenebilir enerji kaynaklarının azami oranda enerji sepetine
katkıda bulunmasını sağlayacağız. YEKA modeliyle sadece yenilenebilir
kaynağın kapasite olarak portföy olarak artışını değil, aynı zamanda
teknolojilerinin de Türkiye'de üretilmesi sağlanacak. Bu yıl içinde
gerçekleştirdiğimiz rüzgar ve güneş ihalelerine dünyanın önde gelen
şirketlerinin tamamının başvurması ve ortaya çıkan rekabetçi fiyatlar,
ne kadar doğru adımlar attığımızı teyit ederken, Türk ekonomisine
duyulan güvenin de en net resmi oldu.”
Türkiye’de kurulu eski nesil termik santralleri de çevreci
teknolojilerle dönüştürme sürecini başlattıklarını belirten Bakan
Albayrak, şunları söyledi:
“2019 yılına kadar hedefimiz eski nesil termik santrallerin
tamamını, tüm çevre yatırımları, filtre yatırımları, kalibrasyon
yatırımları, hepsini tamamlamak. Bu santralleri insan sağlığı üzerinde
olumsuz bir etkisi olmayan ve en son uyumlu teknolojik anlamda santral
haline getireceğiz. Gelişmekte olan bir ülke olarak elbette tüm yerli
kaynaklarımızı, enerji ihtiyacımızı karşılamak için azami ölçüde
kullanacağız.”
“Paris İklim Zirvesi ile istenilen sonuçlara ulaşılabilmesi için,
uygulamada hakkaniyet ilkesi kesinlikle göz önünde bulundurulmalıdır”
diyen Bakan Albayrak, şöyle devam etti:
“2015 Paris İklim Zirvesi’nde ortaya çıkan, Türkiye'nin daha önce
atıf yapılan özel statüsünün ortadan kalkması, gelişmekte olan bir
ülke olmasına rağmen, gelişmiş ülkeler arasında sayılması konusu kabul
edilebilir değildir. Türkiye dünyanın en az kirleten ülkeleri arasında
yer alırken, en fazla kirletenlerle aynı kategoride aynı külfete tabi
tutulması kabul edilebilir bir şey değildir. 2017 verilerine göre
Türkiye'nin kişi başına düşen sera gazı salımı 5,90 ton civarında.
Kişi başı sera gazı salınımında aynı sınıfta görüldüğümüz ABD 16,2
ton, Almanya yaklaşık 9 ton, Rusya 11,2 ton. Türkiye hem iç ekonomik
dinamikler açısından büyüme potansiyeliyle hem bölge ve pazar
altyapısı noktasındaki büyüme ihracat ve iş birliği potansiyeliyle
dünyadaki sayılı ülkelerden biri. Bu anlamda enerji piyasaları
üzerinde de Türkiye bu noktada dünyadaki en güvenilir, yatırım
yapılabilirlik noktasında en cazip ülkelerden biri olmaya bundan sonra
da devam edecek.”

Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://twitter.com/ForeksTurkey
Yasal Bildirimler ve Uyarılar - Bilgi Toplumu Hizmetleri - Kamuyu Aydınlatma Platformu - Yolsuzlukla Mücadele Politikası -
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Hakkında Bilgilendirme
İHRAÇ EDİLMESİ PLANLANAN SERMAYE PİYASASI ARAÇLARINA AİT TASLAK VE DOKÜMANLAR
Burada herhangi bir alanda yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel nitelikte olup müşterilerin alım satım kararlarını destekleyebilecek yeterli bilgi sayfalarda yer almayabilir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sayfalarda yayınlanan görüş, yorum, haber veya öneriler nedeniyle ortaya çıkacak ticari kazanç veya kayıplardan Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş. sorumlu değildir. Buradaki yazı, görüş ve yorumlar sayfa ziyaretçilerini bilgilendirme niteliği taşımaktadır. Rapor sayfalarında yayınlanan hiçbir yazı, görüş, resim, analiz ve diğer sunumlar izin alınmadan yazılı veya görsel basın organlarında yayınlanamaz.
Veriler tarafından sağlanmaktadır.
Copyright © 2013 Tüm Hakları Saklıdır. Halk Yatırım bir Halkbank bağlı ortaklığıdır.